Yeni Şafak’tan Erdoğan’a manifesto: Yerli milli kadro şart

Türkiye’de 28 Mayıs’ta halk ikinci kez sandık başına gitti ve 5 yıl için yeni cumhurbaşkanını belirledi. Türkiye’de yüzde 52 oy oranıyla Erdoğan cumhurbaşkanı oldu. İktidara yakınlığıyla bilinen Albayrak Grubu bünyesinde bulunan Yeni Şafak, Erdoğan’a bir manifesto yazdı.

Yeni Şafak’ın o yazısında, kurulacak yeni kabinenin yerli ve milli olmasının altını çizdi. PKK ve FETÖ’yle mücadelenin istikrarını sağlayabilecek isimlerin yer alması gerektiğini yazdı. Yazılan yazıda “gizli hedef Mehmet Şimşek mi” sorusunu akıllara getirdi.

İşte Yeni Şafak’ın “Doğru zaman doğru kadro” başlıklı yazısı:

Türkiye, bölgede ve dünyada ciddi yansımaları olan önemli bir seçimi geride bıraktı. Vatandaşlar tercihlerini güçlü ve bağımsız Türkiye’den yana kullanırken, PKK ve FETÖ’yle mücadelenin de devamını istedi. Kabine önümüzdeki hafta işbaşı yapacak ve bürokraside değişim yaşanacak. ‘Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek kadroların da bu hassasiyette ve liyakatte olması bekleniyor.

Tarihi seçimde seçmen ‘doğru zaman doğru adam’ sloganıyla tercihini Türkiye’yi Cumhuriyet’in 2. yüzyılına taşıyacak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan yana kullandı. Cumartesi TBMM’de yeminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “şahlanış dönemi” olarak özetlediği gelecek beş yıl için birlikte çalışacağı kadroları belirleyecek. Kabinenin yanı sıra gelecek dönemin yükünü sırtlayacak alt kadroların seçimi de bu dönemin başarısına etki edecek kritik bir tercih olarak değerlendiriliyor. Doğru zamanın doğru kadrolarla pekiştirilmesinin önemine dikkat çekiliyor.

YENİ DÖNEME MİLLİ İSİMLER

Başkentte dikkatler seçimin ardından Türkiye’yi yönetecek yeni kadrolara çevrildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Meclis’teki yemin töreninin ardından yeni kabinesini açıklayacak. Yeni yüzyılda, hükümette, siyasette ve bürokraside görev alan isimler gelecek yüzyılı şekillendirecek. Bu nedenle Erdoğan’ın hızına ayak uyduracak, ekip ruhunu tamamlayacak,

FETÖ İLE MÜCADELE KARARLILIKLA YÜRÜTÜLMELİ

Her seçimde inlerinden çıkan ve algı operasyonlarıyla seçmeni manipüle etmeye çalışan FETÖ kadroları artık tamamen iş göremez hale getirilmeli. ABD ile FETÖ’nün merkez üssünün dağıtılması konusu ısrarla müzakere edilmeli ve sonuca bağlanmalı. Türkiye’nin büyükelçileri ve konsolosları bulundukları ülkelerde FETÖ ile mücadeleyi ciddiyetle ve kararlılıkla yürütmeli.

FETÖ’NÜN REFERANS OYUNUNA DİKKAT

Türkiye’nin bekasına kast eden ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında devletten önemli oranda tasfiye edilen FETÖ tehdidinin güncelliğini koruduğu dikkat çekilerek, yeni kadro oluşturmada hassasiyet gösterilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu çerçevede çeşitli referanslarla yeniden devlete sızmak isteyen FETÖ’cülere karşı uyanık olunması gerektiği üzerinde duruluyor.

TERÖR UZANTILARIYLA MÜCADELE

Terörü ülkesinde temizleyen, kaynağında da yok etmek için sınır ötesi harekatlardan kaçınmayan Türkiye’nin, güvenliği kadar ekonomisini de olumsuz yönde etkileyen dış destekli terör meselesini artık tamamen gündemden çıkarması gerektiği vurgulanıyor. Türkiye’nin hiçbir ülkenin operasyon sahası olmadığı, bu ülkeye kimsenin parmak sallayamayacağı belirtiliyor. Terör ve istihbarat örgütleriyle Türkiye’ye yön vermeye kalkışanların yakın geçmişte olduğu gibi gelecekte de etkisiz hale getirilmesine dikkat çekilerek bu hedef için terör ve istihbarat örgütlerinin Türkiye’deki uzantılarıyla mücadelenin önemi hatırlatılıyor.

GAYRİ MİLLİLİĞE GEÇİT YOK

Şahlanış döneminde hedeflere ulaşmak için yerli ve milliğin öneminin altı çiziliyor. Bu çerçevede gayri milli unsurlara hiçbir alanda fırsat verilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Milletin emanetinin kutsal olduğu, milletin emanetine el uzatanlara karşı devletin gücünü göstermesi gerektiği ifade ediliyor. Ufak büyük demeden her türlü iddia ve fitnenin daha başından büyümeden ciddiye alınması ve emniyet ve yargı tarafından soruşturulması gerektiği belirtiliyor.

MENFAATPERESTLERE AYIKLAMA

Türkiye Yüzyılı hareketinin kutlu bir yolculuk olduğu hatırlatılıp davaya sızıp hareketi bulandırmaya çalışanların tespitinin ve dışlanmasının önemli olduğu belirtiliyor. Özellikle kendi menfaatini davanın önüne koyanların şimdiden ayıklanması gerektiği öneriliyor.

YERLİ ÜRETİM ARTIRILMALI

Türkiye’nin gelecek yüzyılına ancak üretimle hazırlanabileceği belirtiliyor. Bu doğrultuda yerli üretimin alan ve sektör ayırt edilmeksizin artırılması öneriliyor. Yerli sanayinin teşvik ve desteklerle daha da güçlendirilmesi de isteniyor. Katma değeri yüksek ürünlere daha fazla yatırım yapılması, Türkiye’nin tarımsal üretiminin artırılması, enerjide dışa bağımlılığın minimalize edilmesi üzerinde duruluyor. Bunların ise doğru kadroların göreve getirilmesi ile sağlanabileceği belirtiliyor.

ÖNCELİK ÜLKE MENFAATİ

Yeni dönemle birlikte herkesin kritik görevlendirmelere atama, terfi gibi işlemlerde gelen istek ve taleplere uyanık olması isteniyor. Bu çerçevede kime kefil olunduğuna dikkat edilmesi vurgulanıyor. Kişilerin kendi şahsi çıkarlarını değil, ülkenin menfaatlerini düşünerek başkalarına kefil olması gerektiği belirtiliyor. Söz konusu öneri bireylere olduğu gibi örgütlenmelere dönük de dillendiriliyor. Devlet içinde örgütlenme ve güç devşirmenin değil eser siyasetinin ön planda olması gerektiği ifade ediliyor. Yolsuzluk, haksızlık ve suiistimal peşinde olanlara dikkat edilmesi uyarısında bulunuluyor.

HER ALANDA MİLLİLİK ŞART

Ekonomi ve savunma sanayiinde olduğu gibi her alanda milliliğin ön planda olması öneriliyor. Eğitimde kalitenin artırılması, müfredatın Türkiye Yüzyılı ile uyumlu olacak şekilde millileştirilmesi, bu şekilde ufku açık, özgürlükçü milli bireylerin yetişmesinin önünün açılması tavsiye ediliyor. Kültürel teşviklerde anlayış değişikliğine gidilmeli. Türk kültürüyle bağdaşmayan, kültürümüze yabancı akımların etkisi altındaki eserlerin teşvik edilmemesi isteniyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir